Arabaşı

İbrahim bey kampanyamıza yöresel bir lezzetle katılmış. Emeğin sağlık.

KÜLTÜREL BİR DEĞER: Doymak için yemedik biz bu yemeği. Doymak için pişirmedik. En büyük farkı bu olsa gerek diğer yemeklerden. Oysa en zor yemeğin hazırlanışı kadar uğraş isteyen, sabır isteyen ve emek gerektiren bir yemek. Ne akşam yemeğimiz oldu bu, ne de öğle yemeğimiz. Gecenin en geç demine sakladık soğuk kış akşamlarında. Güz gelince düşürmeye başladık mutfaklarımıza. Kış mevsimi boyunca bu yemeğin pişmediği mutfak tanımadık bozkırdaki şehirlerde. Ta ki cemre düşene dek soframıza. Bahar geldiği zaman unuturuz bu yemeği. Yazın özlemeye başlarız. Kış gelse de pişirsek diyerek. Adının içindeki araba bakıp ta Arabistan’dan gelmiş sanmayın. O bizim soğuk kış gecelerinize sıcak bir hava getiren arabaşı çorbasıdır. Nedense yazın pek hatırlanmaz. Kışın her gece bir evde konaklar o. Arabaşı adı nereden geliyor acaba? Hiç merak ettiniz mi? Arapların böyle bir aşı olmadığı malum… Hepimiz biliriz. Hem kış günlerinin yiyeceği diye lezzetini duya duya içeceğiz, hem de genellikle sıcak ülkelerde yaşayan Arapların aşı diyeceğiz. Olmayacak şey… O halde ne. “Arabaşı bilindiği gibi ve öncelikle Arapların aşı değil. Kaynar kıvamdaki acılı çorbayı, buram – buram sıcakta, Arap nasıl içsin Hem o sıcakta hamur tutar mı . ?Arabaşının aş ile de ilgisi yok. Yani ara aşı da değil… Bu çorbamızın adı yine bize ait. Arabaşı bizim birlik ve beraberliğimizden kaynaklanmıştır. Hani aynı yaş grubundan ve arkadaş olanlar, zaman zaman yemekli davetlerde bir araya gelirler, sıra geceleri düzenlerler ve bu daveti; bu akşam çorbayı bizde içeceğiz… Diye yaparlar ya! İşte tatlısı, tuzlusuyla çeşitli yemeklerin, tatlıların yendiği, bu sofralardaki eksiklik ve fazlalık görüntüsünü önlemek ve sıra gecelerine katılanlar arasındaki fakir-zengin ayırımını ortadan kaldırmak için herkesin rahatlıkla yiyip-içebileceği çorbada karar kılınmış ve çorba içilir hale gelmiştir. Sıra dediğimiz, haftada bir veya belirli ARA ile yapılan bu kış günü gecesi toplantılarında, yemek yerine çorba içilmeye başlanmıştır İç Anadolu bölgesine has yöresel bir yemektir Arabaşı çorbası. Özellikle Konya, Karaman kayseri ve Yozgat yöresinde çok tanınan ve çok sevilen bir yemektir. Arabaşı tavuk etiyle pişirilen ve sıcak olarak hazırlanıp, siniye dökülerek soğutulan hamurla birlikte sunulan bir çorbadır. Kaşıkla siniden alınan hamurun çorbaya daldırılarak yutulmasıyla yaşanan ve yaşatılan kültürel bir değerimizdir. Daha önce hiç yemeyenler arabaşını yutmakta zorlanabilirler evet yanlış duymadınız bu yemek çiğnenmiyor yutuluyor. Arabaşının Konya ve çevresinde bazı farklı yeme kuralları vardır. Sini üzerinden kesilerek kaşığa alınan hamurun çorba tasına daldırılıp çıkarılması sırasında hamuru tasa düşüren, ceza olarak bir sonraki arabaşı partisini vermeyi kabul etmiş sayılır.

ARABAŞI
ARABAŞI

Malzemeler:

Tavuk veya horoz eti, tercihen tavşan hindi keklik etleri arabaşı çorbasını daha cazip hale getirmektedir.
Yarım kilogram kadar tereyağı.
Kurutulmuş acı biber yaklaşık 10 adet.
Acı tercihe bağlı olarak 1 tatlı kaşığı pul biber veya biraz arttırılabilir.
Et suyu10 su bardağı,
Su,
Limon
Un

Yapılışı:

Arabaşı çorbası, arabaşı ve hamur olmak üzere iki bölümlüdür.

ÇORBA:

Büyükçe bir tavada tereyağı eritilir. Unun bir kısmı tavaya dökülür rengi kahverengi oluncaya kadar (meyene şeklinde) kavrulur. Kavrulan bu un büyük bir tencereye alınır. Daha önce haşladığımız tavuk suyu yavaş yavaş karıştırılarak tencereye dökülür. Un çorbası kıvamına getirilir. Kurutulmuş acı biber, tuz ve yeteri kadar su ilave edilir. 45 dakika kaynatılır. Haşlanmış tavuk didilerek etleri bu suyun içine atılıp kaynatılabilir veya çorba sofraya konduğunda sonradan da ilave edilebilir. Çorbaya yeneceğinde limon sıkılır, pul biber ilave edilebilir ve yanında kornişon turşu yenebilir.

HAMUR:

Bir kapta ılık suya un bulanır. Daha sonra bu bulamaç tencerede kaynayan suya yavaş yavaş dökülerek karıştırılır ve bir müddet pişirilir. Belli kıvama geldikten sonra tepsi veya siniye yaklaşık 1,5 cm. kalınlığında ince olarak dökülür. Hamur soğumaya bırakılır. Tahta kaşık ile alınan hamur tasa konan arabaşı çorbasına batırılarak hamur çorba suyu ile çiğnemeden yutulur. Mide ve barsak tembelliğine iyi gelir. Damaklarda eşiz bir tat bırakan bu sıcak ve acılı çorbanın tadını merak edenleri, çiğnemeden nasıl yemek yenilir diyerek düşünenleri, doymak için değil de zevkine ve çerez niyetine içilen bu çorbanın hazzına ermek isteyenleri Karaman iline, Türk dilinin başkentine bekliyoruz. 2009 Sezonu kapandığı için 2010 yılı kışına artık.

Hazırlayan: ibrahim ŞAŞMA

Arabaşı” için 8 yorum

  • 18 Mart 2014 tarihinde, saat 17:23
    Permalink

    Merhaba ölçü eklememişsiniz ve soran arkadaşlar olmuş. Çorba için göz kararı şeklinde yapabilirsiniz ancak hamuru için ölçü şart 1 bardak un için 5 bardak su ölçüsü oldukça iyi bi kıvam elde etmemizi sağlıyor. kişi sayısına göre 1/5 daha büyük kaplarda veya daha küçük kaplarla belirlenebilir. ve hamuru tepsiye dökmeden önce mutlaka tepsiyi ıslatın.
    kolay gelsin.

    Yanıtla
  • 23 Kasım 2012 tarihinde, saat 15:28
    Permalink

    ölçülü tarif etseydiniz ellenize sağlık kış geldi artık sık sık yapılır,,,,,

    Yanıtla
  • 21 Kasım 2012 tarihinde, saat 21:55
    Permalink

    ellerinize sağlık çok başarılı bir anlatım olmuş.rahmetli kayınvalidem yapardı.hamurunu yutmakta her ne kadar zorlansam da, bol limonlu,acılı çorbasının tadına doyum olmaz..Eskişehirin sivrihisar ilçesinde sıcak kış geceleri bolca içiilr.

    Yanıtla
  • 17 Nisan 2011 tarihinde, saat 11:47
    Permalink

    yozgatın meşhur tadı :) denemeye değer..

    Yanıtla
  • 18 Şubat 2011 tarihinde, saat 14:55
    Permalink

    ellerinize saglık biz arabaşını kışın yaparız akrabalarımızı çagırırız kalabalıkta yenir teşekürler beni cocukluguma ğötürdünüz

    Yanıtla
  • 16 Mart 2010 tarihinde, saat 22:03
    Permalink

    ellerinize sağlık harika bir çorba eskiden yapardım arada bir kızım çok seviyor hamuruyla birlikte harika oluyor..

    Yanıtla
  • 05 Şubat 2010 tarihinde, saat 16:46
    Permalink

    gerçekten ellerinize sağlık…beni çocukluğuma götürdünüz :) bizde yozgatlıyız.aile dostlarımızla sık sık yapılırdı bu partiler. çorbasını hala anneme yaptırırm ama hamurunu yutmakta çokta becerikli değilim.kendimde denicem en kısa zamanda…emeğinize sağlık

    Yanıtla
  • 28 Ocak 2010 tarihinde, saat 02:37
    Permalink

    ellerinize saglk cok gusel olmus ben bayilirim arabasina ama bizim yöremizde hamurunu misir unu da koyariz …

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir