Lezzete Yolculuk: Kayseri

Merhabalar Sevgili Dostlar,

Bildiğiniz gibi 2007’den bu yana blog tutuyorum ve bu bence bugüne kadar yaptığım en güzel şey. Blogum sayesinde sizlerle inanılmaz bir bağ kurdum ve yine bu sayede birebir tanışma fırsatı bulamayacağım milyonlarca insanın evine tariflerimle konuk oldum.

Gittiğim mutfak okullarında bir çok yerli ve yabancı şeften eğitim alsam da aklım hep yöresel mutfaklar ve lezzetlerde oldu. Türk mutfağı öyle zengin ve lezzetli bir mutfak ki uzaktan öğrenmenizin bence imkanı yok. O memleketin havasını solumadan, suyunu içmeden, insanlarıyla iki çift laf etmeden de kendimi gerçekten bu işi yapıyormuş gibi hissetmeyeceğimi biliyordum. Uzun zamandır da merak ettiğim şehirlere (en azından hafta sonu) gitmek için planlar yapıyordum.

lezzete_yolculuk_kayseri

İşte bu planları hayata geçirmeye hazırlandığım bir dönemde Maggi ile Lezzete Yolculuk projesi çıktı karşıma. Yürüdüğüm yola o kadar güzel bağlandı ki ne kadar heyecanlandığımı kolay kolay anlatabileceğimi sanmıyorum.

Öyle güzel öyle keyifli bir yolculuğa çıktık ki yöresel lezzetleri tatmanın yanında şehrin dokusuna da dokunabildiğimi hissettim.

Kayseri, Maggi ile Lezzete Yolculuğumun ilk durağı oldu. Bu ilk durağın benim için manevi bir önemi de var. Rahmetli dedemin memleketi olması çok küçük yaşta Kayseri’den ayrılmasına rağmen sıkça anlatması dün gibi aklımda.

Yola çıkmadan önce sosyal ağlardan takipçilerime sorular sordum. Nereye gidelim, nerede ne yemeden dönmeyelim gibi… Aslına bakarsanız rotamı yine sizler belirlemiş oldunuz. Her şehirde farklı yaş gruplarından takipçilerimle buluşma hatta evlerine konuk olma şansı yakaladım.

Kayseri’de beni sevgili Duru karşıladı :) Erciyes dağının eteğinde Yaren Kafe’de mükemmel bir kahvaltı yaptık. Şehri tepeden gören manzarası, çıtır çıtır yanan odun sobası beni benden aldı. Kayseri’nin lezzetli sucuk ve pastırması da keyifli sohbetimize eşlik etti.

İlk günün diğer bir durağı ise meşhur Bereket Lokantası oldu. Bereket’te Develi Cıvıklısı’nı çok beğendim. İncelik, çıtır hamurun üzerine yayılan çift bıçak atılarak inceltilmiş etin lezzeti hala damağımda. Böyle bir lezzetin nasıl yapıldığını görmek istediğimi söyleyince beni kırmadılar ve detayları gösterdiler. Cıvıklı kelimesi insana biraz garip geldese de yapılırken gördüğünüzde ne demek istediklerini anlıyorsunuz. Çift bıçak ile doğranan et ısınmaya ve yağını bırakmaya başlıyor. Et ve yağ karıştıkça lezzetine lezzet katıyor. İşte bu işin cıvıklı kısmı :)

Kapalı çarşıda gezip biraz hediyelik baktıktan sonra gözümüze hoş gelen ilk baharatçıya girdik. Burada Mustafa bey bize Kayseri’nin meşhur çemen çeşitlerini anlattı. Acılı, acısız adı çemen olan ama içinde çemen olmayan sosyete çemeninin de tadına baktım :)

Oradan zaten yakın olan ve Kayseri’ye gidenlerin mutlaka uğradıkları Altınsaray Pöç’e gittik. Burada pöç ve pöç pilavı hakkında birgiler aldım. 16 saat piştikten sonra lokum gibi olan etin ve yanında sunulan özel ekmeklerin tadına doyamadık.

İkinci günümde Kayseri’nin meşhur ilçelerinden biri olan Talas’a gittik aslına bakarsanız bu ilçenin tarihi milattan önce 1500 yıllarına kadar dayanıyormuş. O sokaklarda gezmek ve fotoğraf çekmek için bile tekrar dönmek isterim. Sevgili Duru sadece bu tarihi dokuyu değil ilçedeki zengin baharatçıyı da bana göstermek istemiş. Uğradığımız Otantik Kafe de yörenin meşhur çemeninin pardon çamanın tane halini de görme fırsatı yakaladım. Biraz mide problemimden bahsettim onun için tavsiyeler aldım. Hava değişikliği nedeniyle biraz nane molla olduğum için ikram ettikleri Atom Çayları’nı da içtim :) Tabi yüzyıllara rağmen ayakta kalan o harika tarihi yapılara karşı orta kahvemi de içtim :)

Talastan sonra şehrin merkezine geri döndük, Cumhuriyet meydanında biraz çarşı pazar gezdik. Orada dikkatimi daha önce görmediğim kenger sakızı çekti. Biraz esnaf, biraz civardakilerle muhabbet ettikten sonra asıl merak ettiğim Nöbetçi pastırmacının yolunu tuttuk.

Nöbetçi pastırmacımız İmamoğlunun bir şubesi. Bizi o kadar sıcak karşıladılarki çok mutlu oldum. Pastırmadan, evde sucuk yapmanın püf noktalarına hatta kahvaltılık çemen yapımına kadar bir çok konu konuştuk. Çemen yapacaksan baharat çok önemli, aslına bakarsanız lezzetli çemenin içeriğinde kullanılan baharatlar tam bir Türkiye karması :) Gilaburu da bir başka konu, daha önce defalarca görmüş olmama rağmen ilk defa orada tatma fırsatı yakaladım. Tüm Türkiye’ye gönderim yapıyorlar ve ben bizzat bu lezzetleri denemiş biri olarak bundan sonra kesinlikle oradan sipariş vereceğim.

Akşam gittiğim heryerde ufak tefek tadım yapmaktan pek aç hissetmedim kendimi ama o kadar çok bahsedilmişti ki Kayseri’nin içli ketesinin tadına bakmadan da otele dönmek istemedim. Sevgili Hatice bana hamuru nasıl mayaladığını, mayaladığı hamuru nasıl açtığını, yağ ve un karışımında içi gösterdi. Bende onunla birlikte hamur açıp kete hazırladım. Sonrasında demli bir çay eşliğinde açtığım ketelerin tadına baktık :)

Kayserideki son günümde dünya tatlısı olduğu kadar maharetli Fatma ablanın evine konuk olacaktım. Buluşup oranın sevilen marketlerinden biri olan Beğendik’ten alışveriş yaptık. Mantı için nasıl kıyma kullanmam gerektiğini anlattı ve taze çektirdiğimiz kıymamızı alıp tekrar düştük yola. Hepiniz bilirsiniz Pazar gezmeyi ne kadar sevdiğimi :) Evin yakınında Pazar olunca kuracağımız sofra için tazecik salata malzemesi ve meyve almaya uğradık. Biraz odan biraz bundan derken ellerimiz kollarımız dolu eve vardık :)

Daha önce eğer Kayseri’ye gidersen en lezzetli mantıyı evde yersin demişlerdi. Bu gerçekten de doğruymuş, bizim bugüne kadar yaptığımız mantılardan çok daha hafif ve lezzetliydi Fatma ablanın açtıkları. Ben ilk defa tepsi mantısının yapımını gördüm. Kaşık mantısı ve tepsi mantısı baya emek gerektiren yemekler bence tek başına insan için yorucu bir uğraş ama 3-4 kişi iseniz hem muhabbet edip hem de keyifle çabucak bitirebiliyorsunuz mantıları.

Benim geleceğimi duyan komşuları da bize katılacaklamış meğer :) Kayseri mutfağı o kadar lezzetli ki anlatamam. Özellikle kadınları çok becerikli, onların getirdiği meşhur Nevzine Tatlısı, Yağ Mantısı, Kete ve daha nice lezzetlerle kurduk soframızı. Hoş sohbetleri ile şen şakrak muhabbetleri ile bugüne kadar oturduğum en keyifli sofra oldu benim için :) Kayseri mutfağı ile gerçekten tanıştığımı hissettim. Yemeğin birleştirici ve mutluluk verici gücüne tanık oldum.

Umarım sizler de benimle birlikte çıktığınız lezzete yolculuktan keyif alırsınız. Pek yakında yeni durağımız Konya’da görüşmek üzere :)

Kayseri’ye gittiğinde uğramak isteyenler için adresler:

Yaren Dağ Evi Cafe
Adres: Erciyes Mh. 38100 Kayseri
Tel: (0352) 341 2122

Bereket Develi Cıvıklısı
Talas yenidoğan mah. oğulcuklu 1. sok 24/a Kayseri
Tel: (0352) 438 2220

Otantik Kafe / Aktar
Kiçiköy Camii Karşısı/Talas
Tel: (0352) 437 00 71

Nöbetçi Pastırmacı İmamoğlu
Sanayi Mh. 8. Cd. No:45/1 Kocasinan/Kayseri
Tel: (0352) 320 93 35

Tatlı Can Cafe
Gültepe Mah. Gelincik Sok. No: 26/A Melikgazi / KAYSERİ
Tel: (0352) 503 03 03

Altınsaray Kelle ve Pöç
Bankalar Caddesi Tuzcular Çıkmazı YKM karşısı/ Kayseri
Tel: (0352) 222 92 91

Sevgiler…

 

 

Paylaş...
Pin on PinterestShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on Twitter

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir