Mısır Çarşısı ve Pasta Malzemeleri

Ayakkabı Boyacısı

19 Mayıs tatilinde, izmirden gelen misafirimizi fellik fellik gezdirirken, bizimde ne zamandır bunu yapmayı özlediğimizi fark ettik. Orayada gidelim, burayada gidelim derken, bu tatilide bitirmiş olduk ama geriye güzel anılar ve sizlerle paylaşabileceğim fotoğraf karelerim kaldı. Buralardan ilki Eminönü – Mısır Çarşısı.

Geçmişi bizanslılara kadar dayanan, sınırları surlarla çevrili, istanbulun en eski ve en bilinen ilçerindendir. Eski adı Byzantion olan bu tarih kokan ilçemiz adını, yakınlarında bulunan Gümrük Eminliği’ nden almıştır.

Karşıdan galata izlerken sizi, denizin kokusuna kapılırsınız adım adım doşalırken. Vapur sesleri martı seslerine karışırken, dalıverirsiniz güvercinlerin arasına. Bir yanınızda akın akın insanların girip çıktığı Yeni Camii, bir yanınızda çiçekçiler, mısır çarşısına doğru ilerlerken size eşilik eder bu kısa yolculukta.

Kapısına geldiğinizde zaman durmuş, tarih değişmiş ve 300 yıl önceye kurulmuştur saatler. Kapıdan girince, genzinizden içinize dolan baharat kokusu çarpar sizi, geldiğiniz ve gideceğiniz yeri unutursunuz. Orayı yaşamak istersiniz sadece, yıpratıcı zamanın etkilerini göremezsiniz orda. Kalabalık, tekil bir yanlızlığa dönüşür ve siz Kuyumcuortada kalakalırsınız. İlerledikçe baharat kokusunun yerini lokum ve kahve kokuları alır. Size zorla tatlı ikram etmek isteyen satıcıların seslerinin arasından geçer dolanırsınız bilinçsizce. El yapımı takılar, özenle boyanmış kaseler, çanaklar, güveçler, desen desen motiflenmiş, renk renk lambalar, şamdanlar, tarihin dokusu üzerlerine kazınmış kilimler, hasır örtüler, unutamayacağınız izler bırakır benliğinizde. Tek tek incelemek istersiniz hepsini, tek tek, sindire sindire yaşamak Mısır çarşısını.

Eskiden çarşılar, aynı çeşit ürünleri satan esnafın bir araya toplandığı yerlermiş. Şimdiki, bakırcılar çarşısı, demirciler çarşısı gibi.. Çocukluğumda mısır çarşısı diye bahsedildiğinde, hep çeşit çeşit mısırların satıldığı bir yer canlanırdı gözümde. Gidipte görme imkanım olduğunda hayal kırıklığına uğramadımda değil. Hiç mısır yoktu görünürde. Tarihini biraz araştırdığımda, Mısır çarşısının bugünlere gelmesinin öyküsü şöyle;

Mısır çarşısının yerinde, Bizanslılar devrinde “Makron Emvolos” ismiyle bilinen bir kapalı çarşı bulunuyor ve semtte yahudiler oturuyormuş. Çarşının yapılması ile, yahudiler buradan Balat semtine nakledilmişler. Yeni Cami külliyesi olarak yapılan, İstanbul’un ikinci büyük kapalı çarşısı Mısır Çarşısı’nın, inşasına Padişah 3.Murat’ın eşi ve padişah 3.Mehmet’in annesi olan Safiye Sultan’ın talimatı ile 1597 yılında başlanmış. Zamanımıza ulaşan tarihsel eserlerden biri olan Osmanlı tarihinde yapımı en uzun süren cami olarak tanınan (60 yıl) Yeni Cami’nin temeli mimar Davut ağa tarafından atılmış. Ancak bir sene sonra, mimar Davut Ağa’nın ölümüyle caminin devamı için getirilen baş mimar, Dalgıç Ahmet Çavuş inşaatıTabaklar sürdürmüş. 1603’te 3.Mehmet’in ölümü ve Safiye sultanın eski sarayda oturmaya mecbur edilmesi, yeni cami inşaatının yüzüstü kalmasına neden olmuş. Daha sonra, 4.Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan Yeni Cami’yi baş mimar Mustafa Ağa’ya tamamlatmış ve buraya bir de yeni cami külliyesi olarak çarşı inşa etmesini istemiş. Böylece bugün hala müşterilere hizmet eden Mısır Çarşısı, Mimar Mustafa Ağa’nın eseri olarak, 1664 yılında tamamlanmış.

Evlenmeden önce, kına malzemelerinden tutunda nikâh şekerime, evimdeki birçok küçük mutfak eşyasından tutunda biblolarıma kadar aldığım ve her fırsatta tekrar gidip, Mısır Çarşısından başlayan, Şark Han’ a kadar uzanan, bence kısa ama yanımdakiler için uzun mu uzun bir alış veriş turu yaparım Mısır Çarşısında.

Geçtiğimiz cumarteside bu alışkanlığımı sürdürdüm ama bu kez ulvi bir amaca hizmet etmek için yani şeker hamuru ve şeker hamuru malzemeleri almak için oradaydım :) Yeni yeni merak salmaya başladığım şeker hamurundan, pasta yapım teknikleri, süslemler ve modeller üzerine okuduklarımı artık uygulamak isteği ağır basmaya başlayınca, adını çok defa duyduğum, pasta malzemeleri satan Nüans’ a doğru yola koyuldum. Mısır çarşısını Tahta kale’ ye bağlayan kapısından çıktığınızda, az ileride sağ köşede kalan kuru kahveci mehmet efendi’ nin etrafa yayılmış, buram buram kahve kokusunu ve

Nüans

önünde bu tarihi ve ünlü Türk kahvesini almak için sıraya girmiş kahve severleri geçtiğinizde hemen solunuzda kalır Nüans. Zaten oraya kadar geldiniğinizde yıllardır birbirini tanıyan esnaftan kime sorsanız seve seve gösterir yerini size.

Daha kapısından girdiğinizde başka bir dünya giriyorsunuz. Çeşit çeşit hazırlanmış, pasta süsleme ürünleri. Kalıplar, ufak aletler. Pastacılığın bu kadar detaylı olduğunu hiç düşünmezdim. Sadece hazır olarak değil, kendi şeker hamurunuzu yapabilmek için gerekli malzemeleride bulabileceğiniz bir dükkan. İlgi duyan ve gitmeyi düşünen arkadaşlara tavsiye ederim.

Nüans’ tan aldığım malzemelerle iki gündür evde eşimle figür çalışmaları yapıyoruz. O konuyuda bir sonraki yazımda resimleri ile anlatacağım.

Daha fazla resime aşağıdan ulaşabilirsiniz

* Bu tarifi denediğinizde fotoğrafını yorumlar bölümünde bizimle paylaşırsanız çok sevinirim.

Mısır Çarşısı ve Pasta Malzemeleri” için 6 yorum

  • 02 Şubat 2012 tarihinde, saat 17:22
    Permalink

    ya sormayın okadar dertliyimki daha yeni nüans tan silikon kalıp aldım şu mavi olanlardan çiçekli pasta yapacaktım ama kalıptan çıkan şeker hamuru delik deşik tekrar götürüp iade edeceğim birdahada oradan malzeme almam resmen kandırıldı :-(

    Yanıtla
  • 15 Kasım 2011 tarihinde, saat 13:25
    Permalink

    2009 temmuzda bend mısır çarş. pasta mal. arıyorum.Gezdiğimiz yerlerden hatırladım.

    Yanıtla
  • 21 Mayıs 2011 tarihinde, saat 23:35
    Permalink

    yazımı yazdıktan sonra fark ettimki siz 2008 mayıstan bahsediyormuşunuz bense bu bayramdan olsun napalım ordaydım bende bi kaç malzeme aldım

    Yanıtla
  • 21 Mayıs 2011 tarihinde, saat 23:22
    Permalink

    ondokuz mayısta bende mısır çarşısında nüans taydım keşke sizi görüp tanışa bilseydim sizinle bende şeker hamuru ve kalıplar aldım kızımla yapıcaz

    Yanıtla
  • 23 Mayıs 2008 tarihinde, saat 14:23
    Permalink

    Çok teşekkürler tatlım. Uğur böceklerim bitti ama son halini görmedin, görünce çok şaşıracaksın :)

    Yanıtla
  • 23 Mayıs 2008 tarihinde, saat 13:48
    Permalink

    ne güzel anlatmışsın arkadışım insanın şimdi eminönünde olası geliyor bu arada yaptıkları figürlerin hepsini ben gördüm muhteşemdi hele o uğur böcekleri yememek için kendimi zor tuttum ııyyy böcek mi diyceksiniz ama görünce hak vericeksiniz çok şekerlerdi yaa :)

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir