Porsiyon: 6-8 Kişilik Hazırlık: 15 dk Pişirme: 15 dk

Güllaç

Ramazanın son demlerini yaşadığımız şu günlerde eğer hala güllaç yapmadıysanız şimdi tam zamanı… Ben güllaçta pek gül suyu sevmeyenlerdenim. Güllaça illa gül suyu koymanıza gerek yok ama seven misafirleriniz varsa gül suyunu küçük ve şık bir soslukya servis yapabilisiniz, böylece herkes mutlu olur… Benim güllaçımın tadı ve yumuşaklığı oldukça yerinde oldu ama daha tatlı sevenlerdenseniz şeker ekleyebilirsiniz. Süt konusunda endişelenmeyin ve çok sulu olduğunu düşünmeyin, çünkü güllaç çok fazla süt çekiyor.

Güllaç tarihi hakkında bir kaç araştırma yaptım, en sadesini wikipedia da buldum ve sizlerle paylaşmak istedim.

15. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da halk mısır nişastasından yufka açıp stoklar ve havayla temas halinde olduğu için kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yerdi. Zamanla içine gülsuyunun da eklenmesiyle ortaya “güllü aş” ismi verilen tatlı çıktı ve (tıpkı “sütlü aş”ın “sütlaç”a dönüşmesi gibi) ismi “güllaç” oldu.

Arif Bilgin’in Osmanlı Saray Mutfağı kitabındaki bilgilere göre, güllaç ilk kez saraya 1489 yılında alındı. Osmanlı sultanlarının sofralarından eksik etmediği güllacın 200 gramında yaklaşık 300 kalori bulunuyor. Bugün Türkiye’de yılda ortalama 250 ton üretiliyor, bunun yüzde 85′i Ramazan’da.

Güllaç yaprakları, suyla karıştırılan mısır nişastası ve unun tavada pişirildikten sonra kurutulmasıyla elde ediliyor. İdeal yaprak ağırlığının 30-35 gram olması gerekiyor.Ağırlık artarsa güllaç lapalaşıyor, azalırsa kırılır.
Güllaç

Kullanıma hazır kuru güllaç yapraklarının iki yılda tüketilmesi gerekiyor. Ancak hava sirkülasyonu olan, fazla güneş ışığı almayan, rutubetsiz ortamda bu yapraklar 10 yıl saklanabiliyor.

Şekerle kaynatılan sütün ılındıktan sonra beyaz yapraklar üzerine teker teker dökülmesi ve orta katına ceviz, badem, fındık gibi yemişler yerleştirilmesiyle bildiğimiz güllaç tatlısı ortaya çıkıyor. Gülsuyu değilse de nar ilave edilmesi bir Osmanlı geleneği olarak devam ediyor.

Uzmanlar içerdiği protein, B ve E vitaminleri nedeniyle güllacın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, bu vitaminlerin sakinleştirici ve stresi azaltıcı etkileri olduğunu, oruçtan ötürü düşen kan şekerinin normal seviyesine gelmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor.

Malzemeler:
  • 10 adet güllaç yufkası
  • 1,5 litre süt
  • 3 su bardağı toz şeker
  • 1 paket şekerli vanilin

Süslemek için:

  • nar taneleri
  • file badem
  • file antep fıstığı
  • kiraz şekerlemesi (her dilim için 1 adet)

Güllaç

Yapılışı:

  1. Süt, şeker ve vanilyayı orta boy bir tencerede karıştırarak kaynatın.
  2. Geniş bir tepsiye (ben fırın tepsimi kullandım) bir güllaç yaprağını parlak kısmı üste gelecek şekilde koyun.
  3. Güllaç yaprağının üzerine 1-2 kepçe ılınmış sütü yaprağın her yanı ıslanana kadar gezdirin, tüm yapraklar bitene kadar aynı işlemi yapın.
  4. Sadece 5. yaprakta yani güllaçın tam ortasına geldiğinizde ıslattığınız yufkanın üzerine bolca file badem serpin.
  5. Tüm yapraklar bittiğinde kalan sütü en üstteki yaprağın üzerine dökün.
  6. Güllacı bir gece önceden yapıp süslemeden buzdolabında bekletin.
  7. Servis yapmakadan 2-3 saat önce dolaptan çıkartın ve dilimledikten sonra nar, şam fıstığı ve şekerleme ile süsleyerek servis yapın.

Güllaç” için 21 yorum

  • 21 Haziran 2015 tarihinde, saat 20:46
    Permalink

    Seni çok seviyorum Nilay.
    Bana yemek yapmayı öğrettin. Evlendiğimde bilmiyordum. 6 yıldır sayende eşim mutfağımı seviyor. Mutfağım sen sin . Sanki Mutfak Sırları Nilay değil kardeşimsin.
    Balıkesir e gelirsen burda bir kapın var.

    Yanıtla
  • 20 Temmuz 2012 tarihinde, saat 16:49
    Permalink

    Eminmisiniz 10 yaprak güllaca 1.5 lt süt 40 senedir yaparım bu süt neresinde kalıcak merak ettim saygılarımla.

    Yanıtla
  • 12 Eylül 2011 tarihinde, saat 21:36
    Permalink

    Nilay hanım merhabalar. Ramazanda eşim güllacı ilk defa denedi ve çok hoşuna gitti. ara ara istediğim zamanlarda güllaç yapmak istiyorum. fakat bulunduğum şehirde (kilis) ramazan dışı zamanlarda bulunmuyormuş. güllaç yaprağına nereden ulaşabilirim bana bilgi verebilir misiniz? yardım edin bana lütfen :)

    Yanıtla
    • 16 Eylül 2011 tarihinde, saat 15:17
      Permalink

      Önemli değil :) Ramazan bittikten sonra bazı büyük marketlerden (real carrefour gibi) belki temin edebilirsiniz. Ama genel olarak kullandığım daha doğrusu denk geldiğim marka bu http://www.saffetabdullah.com.tr burdan bir sormanızı öneririm.

      Yanıtla
    • 16 Eylül 2011 tarihinde, saat 15:17
      Permalink

      Ramazan bittikten sonra bazı büyük marketlerden (real carrefour gibi) belki temin edebilirsiniz. Ama genel olarak kullandığım daha doğrusu denk geldiğim marka bu http://www.saffetabdullah.com.tr burdan bir sormanızı öneririm.

      Yanıtla
  • 22 Kasım 2010 tarihinde, saat 14:25
    Permalink

    Siteniz çok güzel olmuş ve elinize sağlık..Sizin tariflerinizde, gerçekten çok güzel…

    Yanıtla
  • 21 Kasım 2010 tarihinde, saat 16:32
    Permalink

    süper gözüküyor elinize sağlık:))

    Yanıtla
  • 20 Kasım 2010 tarihinde, saat 10:02
    Permalink

    Bir arkeolog olarak itirazım “5. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da”. Nasıl olur, arada tam 7 koca yy var. bence sadece yemek tarifi yazın! Selamlar…

    Yanıtla
    • 20 Kasım 2010 tarihinde, saat 10:47
      Permalink

      Alev hanım merhabalar,

      Yazıyı nereden okumaya başladığınızı anlayamadım, kullanılan kaynağın vikipedi olduğu özellikle belirtilmiş.

      Bir düzeltme yapmak istiyorsanız bu kaynak üzerinde düzeltme yaparak yanlış olduğunu düşündüğünüzü bilgiyi düzeltebilirsiniz.

      Ayrıca ukalaca uyarı yapıyorsanız doğru kaynağı da göstermeniz gerektiğini düşünüyorum. Eleştiri yaparken yapıcı olmanız daha şık olur. Sevgiler…

      Yanıtla
  • 11 Kasım 2010 tarihinde, saat 15:10
    Permalink

    güllaç yaprağını nereden bulabilirim?

    Yanıtla
  • 14 Ağustos 2010 tarihinde, saat 13:52
    Permalink

    güllaç yufkası nerede bulunur

    Yanıtla
  • 14 Ağustos 2010 tarihinde, saat 13:39
    Permalink

    bugüllaç kaç kişilik

    Yanıtla
  • 14 Eylül 2009 tarihinde, saat 17:24
    Permalink

    Nilaycım kiraz şekerlemesini nerden alıyorsun sevgiler…

    Yanıtla
    • 14 Eylül 2009 tarihinde, saat 22:29
      Permalink

      Deryacım şekerlemeleri Eminönü’n den alıyorum, 1 kavanoz uzun bir süre gidiyor..
      Bu arada yolladığın tarif çok güzel, ellerine sağlık. Senden ricam elinde varsa tarifin orjinal fotoğraflarını bana yollaman. Sevgiler..

      Yanıtla
  • 09 Eylül 2009 tarihinde, saat 23:28
    Permalink

    ya güllaç çok şahane gözüküyo ellerinize sağlık yaa

    Yanıtla
  • 04 Eylül 2009 tarihinde, saat 13:00
    Permalink

    ellerıne saglık super gozukuyor. Benım yaptıgım gullac beyaz olmadı.

    Yanıtla
  • 07 Ekim 2008 tarihinde, saat 15:23
    Permalink

    Merhabalar Melek, yardımcı olabildiysem ne mutlu bana, sevgiler ve teşekkürler..

    Yanıtla
  • 06 Ekim 2008 tarihinde, saat 16:40
    Permalink

    siteniz bir harika ellerinize sağlık başarılarınızın devamını dilerim.bizlere de çok faydalı oluyor sayenizde bilgilerimiz tazeleniyor.

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2008 tarihinde, saat 16:17
    Permalink

    Merhaba canim,
    Gullaç sahane gorunuyor,sunumu da harika olmus ellerine saglik…

    Kadir geceniz mubarek…dualariniz kabul olsun insallah…opuyorum seni…sevgilerimle…

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2008 tarihinde, saat 10:42
    Permalink

    Küçüklüğümde yılan hikayesi gibi birşeydi bu fıstık mevzusu benim için.Antep fıstığı mı,çam fıstığı mı,yoksa şam fıstığı mıydı o sevdiğim kabuklu yemiş.Birgün canım çekse ne diyerek isteyecektim…:)Güzel bir noktaya değinmişsiniz İnan Bey.Güllaç konusuna gelince,evimizde hiç güllaç yapılmaz ve ben bu güne kadar hiç güllaç yemedim:(

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2008 tarihinde, saat 09:21
    Permalink

    önemle rica edrim ki kullanmış olduğunuz fıstık Antepfıstığıdır. Bu fıstığı Şam’lı tüccar dünyaya tanıttığı için şam fıstığı denmiş ama bu fıstık şamda yetişmez.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doğru değeri giriniz *

Pin It on Pinterest