Karatay ile Geçen 1 Ay ve Evde Yoğurt Yapmak

Sevgili Sinem Karatay diyeti tariflerini ve deneyimlerini bizlerle paylaşmaya devam ediyor…

Uzun zaman oldu biliyorum yazmayalı. Şu anda Karatay Diyeti’ne başlamamın üzerinden 1 aydan fazla zaman geçti. Arada yaz ortasında çok ağır, mikrobik bir boğaz enfeksiyonu geçirdim ve okul ile ilgili yapılacaklar sarkınca yazmaya hiç fırsatım olmadı. İyileştim, okul işlerini biraz rahatlattım ve yine karşınızdayım.

Dedim ya, Karatay Diyeti’ne, daha doğrusu Canan Karatay’ın tavsiye ettiği şekilde beslenmeye ve yaşamaya başlayalı 1 aydan uzun zaman oldu, 40 gün diyebiliriz. Bu zaman diliminde artık bu şekilde beslenmeye çok alıştım. Toplamda ise 5.5 kilo verdim. Arada kaçamaklarım oldu, yürüyüş yapamadığım günler oldu, hasta olduğum dönem çok dikkat edemedim. Ama hakkıyla 5.5 kilo vermiş olmanın gururunu yaşıyorum. Kaldi 7 kilo :) Bundan sonrası çok hızlı olmayacak gibi gözüküyor, ama uzun vadede yavaş yavaş istediğim kiloya ulaşacağımdan eminim.

Daha önceki yazılarımda yoğurt konusuna değinmiştim. Canan Karatay Hanım evde yapabiliyorsanız yoğurdunuzu kendiniz yapmanızı öneriyor. Ben başlarda evde yoğurt yapmak için sütü nereden bulacağım, neyle mayalayacağım, nasıl tutturacağım diye korktuğum için, ev tipi ya da köy tipi olarak satılan yoğurtlardan alıyordum, hatta bunu da yazmıştım.

Geçenlerde Canan Karatay’ın yeni kitabı Karatay Mutfağı’nı aldım ve başladım okumaya. Aslında kitapta kısaca diğer iki kitapta da anlatılan basit kurallar ve gerekçeleri anlatıldıktan sonra, Karatay Diyeti’ne ve yaşam tarzına uygun olacak şekilde pek çok farklı tarife yer veriliyor. Bu tarifler sadece yemek tarifleri değil, evde tereyağı, salça, sirke, yoğurt, lor peyniri, tarhana gibi eskiden anneannelerimizin babaannelerimizin kışlık yaptıkları hazırlıkların nasıl kolayca yapılabileceği de tarif ediliyor. Kullandığım tereyağı annemin köyden alıp yolladığını, salçamı ev yapımı aldığımı ve her yaz sonu annemin kendisi tarhana yapıp bana yolladığını düşünürsek, oldukça şanslıyım. Evin yanındaki şarküteride de oldukça güzel envai çeşit peynirin yanında lezzetli lor peynirleri de satılıyor. Yoğurdu da ev tipi-köy tipi alıyordum ve gayet lezzetliydi ama evde yapılmış yoğurttan daha güzel bir yoğurt olamaz. Annem yıllardır tanıdığı sütçüden (şimdileri aynı sütçünün oğlundan) süt alıp evde yoğurt yapar zaten. Tam benim sevdiğim kıvamda, hafif sulu, market yoğurtlarına göre daha ekşi bir yoğurt olur ev yoğurdu.

Geçenlerde, kitabı aldığım gün, markette daha önce aldığım köy yoğurdundan kalmamıştı. Ben de cam kasede satılan organik yoğurdu denemeye karar verdim. Annemin ev yoğurduna oldukça benzeyen bir tadı vardı. Köy tipi yoğurttansa bundan sonra bunu alayım diye düşündüm. Eve döndüğümde kitapta evde yoğurt yapımını okudum ve tekrar denemeye karar verdim. Daha önce hüsranla sonuçlanan bir denemem olmuştu. Ertesi gün marketten bir kase daha aynı organik yoğurttan aldım (1 kase 1 günde hemen bitiyor çünkü:) ve bir de şişede satılan günlük sütlerden aldım. Önceki günden bana kalan cam kasede yoğurdumu organik yoğurt ve günlük süt ile mayaladım ve sonuç mükemmeldi. Tarifi verelim bakalım:

  • 700 ml günlük şişe süt
  • 1-2 çorba kaşığı yoğurt
  • Sütü kaynatmak için bir tencere
  • Yoğurdu mayalamak için cam bir kap
  • Yoğurt mayalanırken sarmak için büyükçe bir bez
  • Tahta kaşık

Ben evde yoğurt yapmak için aldığım organik yoğurtların cam kaselerini kullandım. 1 cam kase 700 ml olduğu için 1 kase yoğurt için 700 ml, 2 kase yoğurt için ise 1400 ml günlük şişe süt kullandım. Kabınızın ne kadar hacimde olduğunu bilmiyorsanız, kullanacağınız sütü kabınıza boşaltarak ne kadar yoğurt yapmak istiyorsanız o kadar süt koyarak ölçebilirsiniz. Ölçtüğümüz sütü bir tencereye koyarak kaynatıyoruz. Günlük süt kullandığımız için annelerimizin çiğ sütü kaynattığı gibi uzun süre kaynamasına gerek yok. Mümkünse kaynamaya başladığı anda altını kapatmalısınız. Üzerinde bir köpük ve kaymak oluşacaktır, bunu atmıyoruz ya da süzmüyoruz ki yoğurdumuz daha kıvamlı olabilsin. Isınan sütü cam kaplarımıza koyup ağızları açık şekilde soğumaya bırakıyoruz. Şimdi söyleyeceğim şey çok anne yöntemi ama başka türlü ısısını ayarlamak zor. Süt vücut ısımıza kadar soğumalı olmalı, yani 37 derece civarı. Bunu anlamak içinse termometre filan kullanmaya gerek yok, anneanne yöntemi küçük parmağımızı sütün içine sokuyoruz ve aynı ısıdaysa olmuş demektir :) İlk kez yoğurt mayalıyorsak aldığımız tadını sevdiğimiz bir yoğurttan(organik ya da köy-ev tipi olursa daha iyi olur, prebiyotik de denenebilir), daha önce mayaladıysak da son yaptığımız yoğurttan ayırdığımız 1-2 kaşık yoğurdu her bir kaba koyup tahta bir kaşıkla tamamen karıştırıyoruz. Kapların ağzını kapatıp bir bezle sarıp oda sıcaklığında bir köşede beklemeye bırakıyoruz. Kitapta 6-8 saat beklemesini öneriyor ancak ben yoğurdu unutup evden çıktım. Toplamda 10-12 saat dışarıda sarılı şekilde kaldı. Eve döndüğümde ekşimiş olabileceğinden korkarak ama yapacak bir şey olmadığını bilerek şansımı denemek için dolaba koydum ve gece boyu dolapta kaldı. Ertesi gün yoğurdun tadına bakarken oldukça şüpheliydim ama tadı mükemmel olmuştu. İkinci denememde gönül rahatlığıyla 10 saat beklettim, sanırım bundan sonra da daha az bekletmeyeceğim.

Yarın üçüncü kez kendi yoğurdumu yapacağım. Bahsettiğim cam kaselerden (700 mllik) 2 tanesini bir seferde mayaladığımda bana 2 gün yetiyor bu yoğurt. Daha fazla yapabilirsiniz, ama unutmayın 1 haftadan uzun süre aynı yoğurdu yemeyecek şekilde ayarlayın. Çünkü evde yapılmış bir yoğurt olduğu için hızla ekşimeye başlıyor. Evde yoğurt bittiğinde yoğurt yapmaya kalkarsanız, o gün dışarıdan yoğurt almak zorunda kalırsınız. Bu yüzden evdeki yoğurt bitmeden 1 gün önce yeni yoğurt yapmayı unutmayın.

Twitter’da yoğurt yapmayı denediğimi yazdığımda arkadaşlarımdan sütün içine az miktarda krema ya da süt tozu koyduklarında kıvamının daha iyi olduğuna yönelik geri dönüşler aldım. Süt tozu konusunda çok katıyım, kullanmam, zaten Karatay’a göre de kullanmamak gerekiyor. Günlük şişe sütler çiğ yeni sağılmış süte nazaran çok yağlı olmadığı için doğal bir krema eklenebilirmiş gibi geliyor. Ama katkısız olduğundan emin olmak gerekiyor. Benim damak tadıma şu an yaptığım yoğurdun katı olmayan kıvamı uyuyor. Daha yoğun olmasını istiyorsanız krema ekleyebilir ya da güvendiğiniz bir yerden çiğ süt alıp iyice kaynattıktan sonra yoğurdunuzu mayalayabilirsiniz, tamamen size kalmış.

Yazı & Fotoğraf: Sinem Çomarlı

Paylaş...
Pin on PinterestShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on Twitter

Karatay ile Geçen 1 Ay ve Evde Yoğurt Yapmak” için 25 yorum

  • 03 Ocak 2015 tarihinde, saat 23:23
    Permalink

    dışardan aldığım yoğurttan maya ayırdım 1 hafta sonra maya yok denizanasına benzeyen birşey olmuş ogünden sonra yoğurdumu kendim yapıyorum.ısısıı parmağım la bakıyorum ama sarmıyorum soğuk fırın koyuyorum çok güzel mayalanıyor .5/6 saat sonra çıkarıp buzdolabına koyuyorum sabahta kapatıyorum DENEMENİZİ TAVSİYE EDERİM

    Yanıtla
  • 17 Aralık 2013 tarihinde, saat 23:23
    Permalink

    oldukça faydalı bir yazı olmuş. emeğinize sağlık…

    Yanıtla
  • 03 Eylül 2013 tarihinde, saat 11:55
    Permalink

    senelerdir evde yoğurt mayalarım marketteki yoğurtlar tat vermez asla yazın 4 sattte kışın işe 5-6 saatte yoğurdum tamamdır :) bide önceden açar açmaz üzerine bez koyarak dolaba kaldırırdım bi püf noktası duydum üzerini açtığınızda 1 saat buzlukta bekletebilirmişsiniz ozaman sulanma yaşamıyormuş arkadaşım söyledi denicem bu hafta :)

    Yanıtla
  • 16 Mart 2013 tarihinde, saat 16:07
    Permalink

    Yoğurdumu birkaç zamandır Sek sütün günlük şişe doğal sütüyle yapıyorum. Bir termos tencerem var sütü mayalayıp tencereyi kapattığımda çevresini kullanmadığım bir yün şalla sarıyorum (sarmasam da olabilir) 6 saat sonunda açtığımda yoğurt tencereye koyduğum süt ısısında ve nefis bir lezzette..

    Yanıtla
  • 05 Mart 2013 tarihinde, saat 00:20
    Permalink

    Arkadaşlar, yoğurdu toprak kaselerde (güveç gibi) mayalarsanız sonuç sizleri şaşırtacaktır. yanlız dikkat, güveç sırlı olmasın

    Yanıtla
  • 22 Şubat 2013 tarihinde, saat 14:29
    Permalink

    Merhaba,
    Tüm sosyal media da yazılıp çizilen tamamen bilgisizce halkı yanıltarak hatalı ve TEHLİKELİ beslenmesine neden olan siz ve size bu fikri veren kişiler için çok üzgünüm.
    İsterseniz size yoğurt hakkkında biraz anlaşılır biçimde bilimsel bilgi vereyim.
    Yoğurt sadece süt ve halk arasında “maya” adı verilen aslında içinde birlikte yaşayarak üreyebilen iki faydalıbakteriden oluşur.
    Bu bakterilerin adı lacobacillus bulgaricus ve streptococcus lactis dir.
    Bu her iki bakteri gelişebilmek için birbirlerinden yararlanırlar ve bir tanesi yoğurdun asitliğini bir tanesi de bunun yanında yapı ve lezzetini oluşturur. Ancak sütü yoğurt haline çevirmek için çalışırlarkaen yararlandıkları sıcaklık her ikisi için farklıdır. Bu nedenle hem asitliği ve hemde yapı ve lezzeti ayarlamak ancak her ikisi içinde doğru sıcaklığı bulmakla olabilir. Bu sıcaklığın ev ortamında sağlanması oldukça güçtür (sıcaklık istenen yapı ve kıvama göre 38 ile 43 dderece arasında değişebilir. Tüm canlılar gibi yoğurt bakterilerinin de bir yaşam dögüsü vardır. Onlrda doğarlar büyürler gelişirler, çoğalır, yaşlanır ve sonun da ölürler. Bu bakterilerin üreyebilme süreleri (Aktiviteleri) 72 saattir. Yani yoğurttan süte aktarma ile yapılan yoğurt bakterilerinin yaşam dönülerinin hangi evresinde olduğu meçhuldür. Ayrıca iyi, sağlıklı ve doğru bir yoğurt için yoğurdun 1 gramında bu bakterilerden 10 milyon adet bulunmalıdır ve canlı, ayrıca genç olamlıdırlar. Yoğurt sütüne ekledikten sonra bilinçsizce karıştırma bakterilerin yapısını değiştirdiğinden (inci kolye gibi olan kolyenin ipi kopmuş gibi tanelere ayrılır) artık o bir yoğurt mayası değil başka bir şeydir. Üstelik bir de eski yoğurt içinde yaşlanmış olduğundan yoğurt yapacak hali kalmamıştır. Bunun da ötesinde sıcaklık tamamen el yordamı ile ayarlandığından ve bir önceki yoğurt ve yeni yoğurt açık ve hijyenik olmayan (Bilseniz mutfak ve buzdolabı ortamlarında ne kadar çok küf sporu ve tehlikeli gerçek maya sporu vardır) ortamda mayalandıklarından yoğurtlaşma oluşur ama hangi bakterilerle oluşmuştur belli değildir.
    Şimdi saygıdeğer hocalarımız ve sizler bana çook eski günleri örnek göstereceksiniz. İyi ama o günlerde yapılan yoğurtlar evde yapıldıkları için doğal ve iyi değillerdi. Onlar mayayı her gün taze temin ettikleri için iiyi idi. İşte şu anda pazardaki yoğurtlarda her gün taze maya kullanıyor, son derece hijyenik ortamda üretim yapıyor ve sıcaklıkları ürün raf ömrünün sonuna kadar yenilebilir bir asitlikte kalmasını sağlayacak sıcaklıkta yoğurtlaştırıyor ve hijyenik ambalaja paketleyerek hava ile temasını kesiyor ve hep soğukta saklıyor.
    Sevgilerimle

    Yanıtla
    • 04 Haziran 2013 tarihinde, saat 15:09
      Permalink

      bu yorumu yazan arkadaşın hangi sermaye piyasasına hizmet ettiği belli. anneanne yoğurtları dediği geleneksel, yüzyıllar boyu süregelmiş olan tekniğimize çamur atması da çok ilginç. bilimsel araştırmalardan biz cahil insanlara bilgi verirken acaba hangi pastorize süt fabrikasını da temsil ettiğini yazsaydı çok iyi olmazmıydı. çünkü bilimsel olarak açıklamadığı bir o kalmış:) bu arada kendisini tebrik ediyorum, çünkü hakaret tarzında sözler sarfetmiş neredeyse, sosyal medyada ilginç bir cesaret doğrusu. daha da ilginci bu yoğurt tarifini veren arkadaş neden sessiz kalmış acaba.

      Yanıtla
    • 31 Temmuz 2013 tarihinde, saat 18:28
      Permalink

      Gülay Özcan. Çok iptidai şartlarda yaşardı ninelerimiz, dedelerimiz. Hatta hayvanlarından sağdıkları o sıcacık sütü içerler, dalından kopardıkları domates,biberler ve salatalık gibi sebzeleri de “yıkamadan” yerlerdi. Bizler şimdi çok temiz olduk !!! ve titiz olduk ya o yüzden çocuklarımız astım hastası, şeker hastası, kanser hastası oluyorlar. Ninelerimizin, dedelerimizin al al olan yanakları, onların çocuklarının akan burunlarıyla ışıl ışıl parlayan gözleri, elma gibi yanakları artık bizde yok. Ben onlar kadar sağlıklı olacaksam eğer; derece kullanmadan, süzülüp kaynatılmış köy sütünden el yordamıyla yoğurt mayalamak istiyorum. Sanayileşmiş ürünlerin de iplikleri pazara dökülüyor. Sağlık bakanlığının sitesinde yayınlandı bunlar. Aslı Arıkan hanımefendiye katılıyorum. Bu kadar teknik bilgi veriyorsunuz madem çalıştığınız ya da bağlı olduğunuz firmayı da söyleyin ki sizin gibi canhıraş bir şekilde biz cahil insanları bilgilendiren çalışanları olan markayı bilelim değil mi :) Bir zamanlar sentetik olan “melamin” çok revaçtaydı ve çoook methediliyordu. Aaa sonra kanser yapıcı maddeler barındırdığı ortaya çıktı. Keza ALİMİNYUM KAPLAR da aynı akıbeti yaşadı. Bu yoğurt mayalama işi de buna döndü. Belki maya (latince isimleri her ne ise) isimlerini bilemiyoruz benim ninem de bilmezdi annem de. Anneannem 89 yaşında, son zamanına kadar “bakraç” dediğimiz kalaylı bakır tencere tipi bir kabın içinde yapar ve yerdi yoğurdunu. 84 yaşında geçirdiği trafik kazasından sonra kalçasına platin takıldı ve dr. “yürümesini beklemeyin. bundan sonra yaş itibariyle kalkamaz” dedikten 6 ay sonra yürüdü. O zaman Dr. u hayretler içinde beslenmesini araştırdı. Çıkan sonuç “YOĞURT” ve “Ayranlı ekmek” idi. O sağlıksız şartlarda, ismini bile bilmediği bakterilerin, yaşlısıyla – genciyle hep bir arada kullanılarak yapıldığı o muhteşem lezzetli sağlık kaynağı Yoğurt. Eski usûl antika buzdolabının da çoğu zaman fişini çekerdi rahmetli :))) BİLMEK BAZEN BAŞA DERT OLABİLİYOR. Tabii asıl niyetiniz bilgi vermek ise ;)
      Sağlıklı günler dilerim.

      Yanıtla
  • 22 Şubat 2013 tarihinde, saat 11:39
    Permalink

    Nilay hanım,

    Sizden ev yapımı tereyağı tarifide bekliyoruz :)

    Yanıtla
  • 03 Ekim 2012 tarihinde, saat 18:53
    Permalink

    Merhbalar Sinem Hanım bende yogurdu deneyeceğim ama bu karatay diyetinde kaçıncı ayınız ve ne kadar kilo verdiniz denemeyi düşünüyorum ama açlığa karşı hiç tahammülüm yok ve hemen gözlerim kararıyor..teşekkürler şimdiden:)

    Yanıtla
  • 13 Eylül 2012 tarihinde, saat 09:35
    Permalink

    yoğurdunuzu fırının sadece ışığının yandığı en düşük derecesinde küçük kavanozlarda yaparsanız daha lezzetli olduğun göreceksiniz. Sütü kaynatın el yakmayacak ılık ısıya düştüğünde mayalayın reçel, çocuk maması vb. olan şişeleri atmayıp, bunların içine mayalayın. Marketlerden aldığınız yoğurdu beğenmeyeceksiniz. arkadaşlarınız hazır aldığınızı sanacaklar. deneyin Fırının orta katına tepsinizi koyun içine kalın gazete koyun yani bir günlük gazete miktarı gibi. üstüne mayaladığınız süt şişelerini ağzı açık olarak koyun.Birde dereceyi sadece ışığı yanacak şekilde açın.onun sıcaklığı yeter. 4-5 saatte yoğurt hazırdır. Bu süre sonunda dolaba ağzı açık kaldırın. 2 saat kadar sonra kapaklarını kapatın önce kapalı koyarsanız terleme yapar çabuk bozulur.

    Yanıtla
    • 10 Şubat 2015 tarihinde, saat 12:41
      Permalink

      ben de aynı sizin yazdığınız yöntemi uyguluyorum, sonuç şahane ;) çocuklarım yoğurdu daha bir severek ve bol bol yiyorlar.. cam kavanozlarda içinin görünüyor olması da bir avantaj sağlıyor.fırının içindeki koku sinmez mi diye endişe eden varsa, fırını her kullanımdan sonra temizleyerek ve ara ara sirke ile iç duvarlarını silerek temiz ve kokusuz tutabilirsiniz.

      Yanıtla
  • 22 Ağustos 2012 tarihinde, saat 00:30
    Permalink

    Bu aralar sitenizi pek takip edemiyorum Dukan Diyetinize ne oldu acaba Karatay Diyetine başlamışsınız nedenini öğrenebilir miyim?

    Yanıtla
    • 22 Ağustos 2012 tarihinde, saat 10:08
      Permalink

      Merhaba Gülcan, karatay diyetini yapan sevgili Sinem. Onun deneyimlerini paylaşıyoruz bu bölümde. Ben 55 kiloya kadar düştüm diyete devam etmiyorum ama spor yapıyorum. Sevgiler…

      Yanıtla
  • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 21:55
    Permalink

    Sinemciğim unuttum ben 64 yaşında biri olarak kiloları sizin kadar hızlı veremiyorum 67.9 idim şimdi kilom 60.2 hedefim 58 ve yeni yıla kadar.İyi geceler.

    Yanıtla
    • 16 Ağustos 2012 tarihinde, saat 10:44
      Permalink

      Ne kadar güzel! Bence büyük bir başarı göstermişsiniz, ben ilk etapta verdiği 5.5 kiloyu daha 6 ay önce aldığım için kolayca verdim ama bundan sonrası yıllardır vücudumda olan kilolar ve yavaş olacaktır.. Sizinki çok daha büyük bir başarı emin olabilirsiniz :)

      Yanıtla
    • 12 Kasım 2013 tarihinde, saat 14:58
      Permalink

      23 yaşındayım hayatımda hiç kilo veremedim yazınızı okuyunca çok utandım. tebrik ediyorum sizi aynur hanım. darısı benim başıma inşallah.

      Yanıtla
  • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 21:49
    Permalink

    iyi akşamlar bende karatay diyetini seçenlerden vede beslenme tarzını değiştirenlerdenim. çok rahat ettim.7,.5 kilo verdim 5 ayda.Şu ara yerimde sayıyorum.Marttan beri bende evde yoğurt yapıyorum ,ankarada olduğum için AOÇ günlük sütünden yapıyorum,Çok rahat marketlerde bulabiliyorum.3.5 saatte mayalanıyor yarım saat te üstü açık bekletiyorum ve buzdolabına koyuyorum.Hergün mayalıyorum eşimle ben günde 1 litrelik sütten yapılan yoğurdu bitiriyoruz.Dışardan yoğurt yiyemez olduk.Kışın 6-7 saat beklemesi gerekiyor.Şimdiden bayramınızı da kutluyorum.

    Yanıtla
    • 16 Ağustos 2012 tarihinde, saat 10:42
      Permalink

      Ankara’da AOÇ’nin günlük sütünü kutuda ya da şişede almak büyük nimet :) Hatta teyzem AOÇ’nin evde yarım litre keçi yarım litre inek sütünü karıştırarak yapıyormuş daha lezzetli oluyor dedi. İstanbul’da çok zor AOÇ bulmak, birkaç yerde var. Ama başka markaların günlük sütlerini bulabiliyoruz Allahtan..

      Yanıtla
  • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 16:04
    Permalink

    ellerinize sağlık.
    yaklaşık 4 yıldır her hafta çiğ süt ile evde mayalıyorum yoğurdumu. artık marketten alınan yoğurtları da yiyemiyorum :)
    mayalama süresince kavanoz/tencerenin kapağını kapatmadan sarıp deneyebilirsiniz, o zaman bir parça daha koyu kıvam yakalamak mümkün.

    Yanıtla
    • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 17:08
      Permalink

      Havalar sıcak olduğu için hiç etrafını sarmadan mayalayanı duymuştum ama kapak açık mayalayanı hiç duymamıştım :) Dediğim gibi çok yoğun kıvamlı yoğurtları çok sevmiyorum zaten ama daha yoğun sevenlere bunu tavsiye edeceğim. Ellerinize sağlık.

      Yanıtla
  • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 14:56
    Permalink

    Çok uzun zamandır kendi yoğurdumu kendim yapıyorum, Karatay diyetini de yıllardır uygulayan bir insanım. İkisi birleşince yazınızı hemen okuyayım istedim. Ufak bir nokta… Yoğurt mayalamak için sütün derecesinin 46-47 olması gerekiyor. Parmağınızı yakmayacak sıcaklık budur. Soğuk mayalanan sütler tutmaz, yoğurt olmaz, bu durumda hayal kırıklığına uğramayın, kaynamış suyu bir kaseye boşaltıp yoğurt kabınızın altına koyun, yeniden deli gibi sarıp sarmalayın. Yarım saat, 1 saat içinde mayalanacaktır. Her hafta 5 litre sütten yoğurt yapan bir insan olarak oldukça tecrübe kazandım diyebilirim. :)

    Yanıtla
    • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 17:07
      Permalink

      Daha hızlı yoğurt mayalamak için bire bir :) Ellerinize sağlık..

      Yanıtla
  • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 14:08
    Permalink

    Sinem Hn. merhaba… bende uzun zamandir yogurdumu evde yapanlardanim. Baslangicta ettigim endisenin yersiz oldugunu yapinca anladim. Cok basit ve saglikli bir cözüm. Tabii malzemeleriniz iyiyise… kivami konusunda annemin 30 yildir uyguladigi bir yolu size tavsiye edebilirim. Annem 1 gün beklettigi yogurdu kenarindan kullanacagi kadarini alir, sonra yogurt bezi dedigi sadece yogurt icin kullandigi temiz, tüysüz bir bezi katlayip o bosluga yerlestirir. Bez fazla suyu emer, ertesi gün itibari ile yogurdun kivami katilasir. Kolayliklar diliyorum…

    Yanıtla
    • 15 Ağustos 2012 tarihinde, saat 17:06
      Permalink

      Zehra Hanım merhaba, güzel tavsiyeniz için çok teşekkür ederim. Bez yerleştirmeden de yoğurttan bir kaşık aldığınızda geri kalan suyunu bırakır ve yoğurt koyulaşmaya başlar. Yoğurdun suyu da oldukça faydalı olduğu için ben bir bezin suyu emmesine kıyamam açıkcası :) Sulu yoğurt seven biri olarak, süzmek istediğimde çok ince telli süt süzgecinin üzerinde birkaç saat bekletiyorum yoğurdu, tüm suyu altındaki kaba geçiyor ve yoğun kıvamlı bir yoğurt oluyor. Suyunu da atmayıp kullanıyorum :)

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir