İletişim
Yardım
Üye Ol
Giriş Yap
Tarif Defterim
Mutfak Sırları Yemek Tarifleri
Mutfak Sırları Yemek Tarifleri Mutfak Sırları Yemek Tarifleri Mutfak Sırları Yemek Tarifleri Mutfak Sırları Yemek Tarifleri

Efsane YOUTUBE videolarımızı kaçırıyorsunuz! Tıklayın hemen ABONE olun!

Lezzete Yolculuk: Konya

Tarife oy ver

( 2 oy 5,00/5)

Lezzete Yolculuğumun 2. durağı yıllardır görmek istediğim Konya. Gönül verdiğim bir iş sayesinde Hz. Mevlana’nın şehri Konya’da olduğum için kendimi hem çok şanslı hem de daha bir heyecanlı hissediyordum.

İlk gün takipçilerimden sevgili Gülizar’ın sıcak karşılamasıyla başladı. Gülizar gerçek bir Konya aşığı, arada şakayla karışık başka bir kentte yaşamayı hiç düşünmediniz mi diye laf attığımda cevabı “ASLA!” oldu. Daha önce birkaç kez akrabalarına kalmaya gittiyse bile Konya’ya dönme gününü iple çektiğini anlattı.

konya_lezzete_yolculuk

Gülizar ile ilk durağımız Japon Park’ı oldu, bu park tam anlamıyla aniden karşınıza çıkan beklenmedik bir doğa ve lezzet cenneti. Sabah 8:00 akşam 23:00 arası hizmet veren restaurant ve cafe’de 7 gün çeşidi bol ve lezzetli açık büfe kahvaltı var.

Kahvaltı sonrası meşhur Alaeddin Tepesi’ne çıktık. Çıktıktan sonra ee hani tepe diye düşünürken sadece 20 metre yüksekliğindeki tepeden neredeyse tüm Konya’yı görebilmemin hayretini yaşadım. Bu tepenin tam 5000 yıllık bir tarihi var, üzerindeki önemli eserlenden biri olan Alaeddin Keykubad Camii Anadolu Selçuklu mimarisinin en önemli örneklerinden biri.

Oradan rotamızı Çıkrıkçılar Çarşısına çevirdik, burada Murat Çerez Evi’ne uğrayıp daha gelmeden sipariş verilen Mevlana Şekerlerini aldım :) Daha önce hiç bu kocaman beyaz şekerlerden yedim mi hatırlamıyorum ama sade ve hurmalısını gerçekten çok beğendim. Çarşı yakın bir zaman önce tekrar düzenlenmiş. Bütün dükkanlar nostaljik bir hava katılarak yenilenmiş. Aradığınız herşeyi kolayca bulabiliceğiniz sevimli bir çarşı.

Dolaşırken hiç anlamadan akşam üzeri oldu, bu kadar gezmenin verdiği açlıkla etli ekmeği ve tiridin tatmak için Azra Etli Ekmek Izgara’nın yolunu tuttuk. Arabaşı çorbası ile başladığımız yemeğe meşhur etli ekmek ve tirit ile devam ettik. Yokluk zamanlarından bu yana bayat ekmekleri değerlendirmek için kullanılan bir yöntem. Eskiler bayat ekmekleri et suyu ile ıslatıp yanına ekledikleri malzemelerle sofraya koyarlarmış. Bu yöntem öyle beğenilip sevilmiş ki artık çeşit çeşit tirit var piyasada. Ben kebaplı olana bayıldım. Konya’ya gittiğinizde uğrayıp mutlaka tadına bakmanızı öneririm.

2. günümde takipçilerimden sevgili Ayşe ile buluştuk ve Ateş baz-ı Veli Hz. türbesini ziyarete gittik. Buraya gitmemizin sebebi ise muhtemelen tarihte adına anıt mezar yapılan aşçı olması. Tabi gitmişken onun tuzundan da biraz kendimiz için aldık.

Ziyaret sonrası Konya’nın en bilinen lezzetlerinden biri olan fırın kebabı yemek için Ehil Kebap’a gittik. Fırın Kebabı için kuzu eti kullanılıyor, bunda da özellikle gerdan ve kol tercih ediliyor. Etler odun fırınında ara ara çevirilerek 6 saat boyunca pişiriliyor. Servisi oldukça sade ve tadını arttırmak için mutlaka elle yenmesi gerekiyor :) Ayrıca sakın Sacarası yemeyi unutmayın.

Sonrasında Konya’ya gitmek isteme sebeplerimden en önem önemlisi olan Hz. Mevlana türbesine doğru yola çıktık. Girişte yola sıralanmış onlarca otobüs dünyanın bir çok yerinden tursitler getirmişti. Ziyaretimizi tamamlayıp müzeyi gezdikten sonra kızlara bir sürprizim olduğunu söyledim.

Onları ünü Konya’nın da dışına taşmış olan Somatçı’ya götürdüm. Restoranın tam adı Somatçı Fihi ma fih… Somatçı sofrayı kuran ve kaldıran anlamına geliyor. Mevlevilik dergahında 18 görevden 10’cusu sofracıymış. Fihi ma fih ise “ne varsa içindedir, içindekinin içindekidir” anlamına geliyormuş.

Ulaş şef gerçekten işinin uzmanı, sadece yemek yapmıyor yaptığı herşeyin tarihini araştırıyor ve olabildiğince az modernize ederek bizlerle paylaşıyor. Selçuklu mutfağının zaman içinde bize yabancılaşmış olan tariflerini onun sayesinde tekrar tanıma fırsatı buluyoruz.

Birlikte mutfağa girebildiğim için kendimi gerçekten şanslı hissettim. Bizim için tarhana kavurması hazırladık ve mevlevi mutfağı üzerine konuştuk. Yemeğe başlamadan ikram edilen sirkencübin şerbetini içtik (sirke, bal ve su ile hazırlanan bir tür şerbet) . Fihi ma fih ve cevizli biber çorbası ile başladık, incirli ve ayvalı et derken şiir gibi bir yemek yedik. Daha önce badem helvası tatmamıştım lezzetine bayıldım. Yemeğimizin sonunda bizlere verilen diş kirası ise günün sürprizi oldu. Yeni tatlar denemeye pek istekli olmayan Ayşe ve Gülizar bile lezzetlere hayran oldu. Bana burada yediğim bir yemek yetmedi fırsat bulursam sırf Somatçı için tekrar Konya’ya gidebilirim :)

Maggi ile Lezzete Yolculuğu’mun son gününde Mevlana müzesi’nin yakınındaki Celaleddin Berberoğlu Keçe Atölyesi’ne uğradık. Burada birbirinden güzel keçe ürünler bulduk hatta keçe işlemeli ipek şalların yapımına da tanık olduk.

Dolaşırken duyduğumuz huzur dolu müziğin peşine Rebabname’ye girdik. Şems bey’in çaldığı rebab’ın huşu veren sesine kapılıp gittik.

Son günümüzde Konya’nın meşhur düğün yemeklerini hazırlamak için sevgili Ayşe’nin annesine konuk olacaktık. Eve gitmeden bugüne kadar gördüğüm en düzenli ve renkli sabit pazar olan Kadınlar Pazarı’na uğradık. Oradan kuru bamya ve küflü peynir gibi bir çok malzeme aldıktan sonra düğün pilavı’nda kullanacağımız etleri almak için Karataş Et’e gittik.

Eve vardığımızda Ayşe’nin annesi Şerife abla karşıladı bizi, birlikte vakit kaybetmeden mutfağa girdik ve meşhur düğün menüsünü yapmaya koyulduk. Aslında düğünlerde bu yemekler belli bir sıra ile geliyormuş. Yoğurt çorbası, pilav, bamya çorbası, zerde ve tekrar gelen pilav şeklindeymiş. Şerife abla bizim için ayrıca kıymalı yaprak sarması ve Konya’nın meşhur ev yapımı su böreğini de hazırlamış. Oturduğumuz yer sofrasında bir yandan yemekleri tadıp bir yandan da keyifle sohbet ettik. Geçirdiğimiz 2-3 gün bizleri öyle yakınlaştırmıştı ki ayrılırken zorlandık. Sevgili Ayşe ve Gülizar’a sıcaklıkları ve misafirperverlikleri için tekrar tekrar teşekkürler :)

Uğradığım lezzet duraklarını sizler için burada listeliyorum. Konya’ya yolunuz düştüğünde uğramayı unutmayın :)

Sevgiler…

Konya Kyoto Japon Parkı
Adres: Kosova Mahallesi
Veysel Karani Cad. No : 131/A Konya
Tel : +90 332 261 23 03

Somatçı
Adres: Akçeşme Mh. Mengüç Cd. No:36 Karatay – Konya
Tel: +90 332 351 66 96

Murat Çerez Evi
Adres: Çıkrıkçılar Cad. No:10/B Meram- Konya
Tel: +90 332 351 0 444

Karataş Et Piliç
Adres: Akçeşme Mh. Aziziye Cd. No:50/B (Kadınlar Pazarı Arkası)
Tel: +90 332 352 14 13

DEVAM EDİYOR
DEVAMI

Azra Etli Ekmek ve Izgara
(Kartını bulunca ekleyeceğim)

Ehil Kebap
Adres: Şube Selçuklu: Yazır Mah. Dr Halil Ürün Cad. Mustaş Sit.
B Blok 8/D (Otogar Yanı) KONYA
Tel: +90 332  265 13 65

Yazdır (403) Kişinin DefterindeFavoriteLoadingDefterime Ekle

Bunu beğenenler aşağıdakilere bayıldı!

Günün İpucu

Püf Noktası

Sertleşmiş kurabiyelerin üzerine elma dilimleri Koyup kapalı bir kutuda muhafaza ederseniz, yumuşacık olurlar.

Kategori: Lezzet Durakları | Yazar: | Tarih:
Bu yazıya 2 yorum yapıldı
  1. umutluhayat dedi ki:

    merhabalar Konyamıza gelmişsiniz hoş gelmişsiniz.Ama bir konylı olarak yazınızı okurken çok üzüldüm.Konyada gidilmesi gereken lezzet duraklarına gitmemişsiniz.Örneğin Konyada herkes bilir gerçek fırın kebabı Meşhur Kebapçı Şükrü de yenir.Etliekmek ise tartışmasız Cemo da yenir.Bunlara uğramadıysanız Konyaya gelmemiş sayılırsıznız.Tekrar Konyaya gelmenız ve bu lezzet duraklarına uğramanız dileği ile….

    • Nilay Tulum dedi ki:

      Gelmeden önce sosyal ağlardan da duyurular yaptım. Takipçilerimin de tavsiyelerini dikkaete alarak çıktık yola. Ben uğradığım duraklardaki lezzetleri çok beğendim, kısmet olursa bir gün gitmek mutlaka uğramaya çalışırım. Teşekkürler…

Doğru değeri giriniz *